Gürcistan Batum Gezi Planı

Gürcistan Batum Gezi Planı

0

Sarp Sınır Kapısı’ndan o meşhur yürüyüş koridorunu geçip de Batum’a adım attığınız o ilk an, her zaman içimde garip bir heyecan uyandırır. Bir yanda Karadeniz’in tanıdık, hırçın dalgaları; diğer yanda Sovyet mimarisiyle fütüristik gökdelenlerin birbirine karıştığı o eşsiz kontrast… Siz değerli Gezitur okurlarımla Artvin, Rize, Trabzon derken Karadeniz sahil yolunu bitirdik; şimdi ise rotamızı sınırın hemen ötesine, Kafkasların Las Vegas’ı ama aynı zamanda tarihi bir liman kenti olan Batum’a çeviriyoruz.

Pasaportsuz, sadece kimlikle geçilebilen bu rüya şehirde, sokaklarda kaybolduğum, deniz kokusunu içime çektiğim ve o muazzam Gürcü mutfağının tadına baktığım anları sizin için derledim. İşte okurken Batum sokaklarında yürüdüğünüzü hissedeceğiniz 10 muazzam tecrübe!

1. Kavuşamayan Aşıkları İzlemek: Ali ve Nino Heykeli

Batum denilince akla gelen ilk simge… Sahil şeridinin tam ucunda, denizin hemen kenarında duran bu devasa metal heykeller, Kurban Said’in meşhur romanındaki Müslüman gence ve Hristiyan kıza adanmıştır.

  • Tecrübe Notları: Buraya mutlaka gün batımında gidin. 8 metre yüksekliğindeki bu çelik figürler, mekanik bir sistemle yavaşça birbirine doğru hareket eder. Tam öpüşecekleri ve kavuşacakları an, iç içe geçip birbirlerinin içinden geçerek yavaşça uzaklaşırlar. O devasa metalin gıcırtısı ve denizin dalga sesleri eşliğinde bu görsel şöleni izlemek, kalbinizde hafif bir sızı bırakır.
  • Gezgin Tavsiyesi: Rüzgarlı günlerde heykellerin arasından esen rüzgar garip bir ıslık sesi çıkarır, bu sesi mutlaka dinleyin.

2. Palmiyelerin Altında Rüzgarı Hissetmek: Batum Bulvarı

Batum’u Batum yapan şey, kilometrelerce uzanan, yemyeşil ve devasa palmiyelerle süslü o meşhur sahil bulvarıdır (Batumi Boulevard).

  • Tecrübe Notları: Bulvara adım attığınızda etrafınızı saran o yoğun okaliptüs ve çam kokusunu hemen fark edeceksiniz. Kırmızı şeritli bisiklet yolundan kiraladığınız bir bisikletle pedal çevirirken, bir yanınızda satranç oynayan yaşlı Gürcü amcalar, diğer yanınızda uçsuz bucaksız Karadeniz olacak. Eski dökme demirden yapılmış çeşmelerden su içmeyi unutmayın.
  • Detay: Yürüyüşünüzü mutlaka “Alfabe Kulesi” (Alphabet Tower) ve “Dönme Dolap” bölgesine kadar uzatın.

3. Peynir ve Tereyağının Mükemmel Uyumu: Acaruli Haçapuri (Kayıklı Pide)

Gelelim Gürcü mutfağının başyapıtına! Haçapuri’nin pek çok çeşidi var ama Batum’un ait olduğu Acara bölgesinin o meşhur kayık şeklindeki “Acaruli Haçapuri”si bir efsanedir.

  • Tecrübe Notları: Şehrin eski sokaklarındaki geleneksel bir fırına oturun. Masanıza fırından yeni çıkmış, kenarları nar gibi kızarmış, ortasında erimiş bol sulguni peyniri, devasa bir parça tereyağı ve çiğ bir yumurta sarısı olan o kayık gelir.
  • Nasıl Yenir? Çatal bıçak yasak! Önce çatalınızla o çiğ yumurta sarısını, tereyağını ve sıcak peyniri hızlıca birbirine karıştırın. Peynir sıcaktan uzamaya başlayacak. Sonra pidenin kalın kenarlarından bir parça koparın ve o muazzam peynir havuzuna daldırın. İlk ısırıkta yaşayacağınız o lezzet patlamasını asla unutamayacaksınız.

4. Avrupa’nın Kalbinde Gibi: Piazza Meydanı

Batum’un en büyük sürprizlerinden biri, eski şehrin ortasında birdenbire karşınıza çıkan ve kendinizi İtalya’da sanmanıza sebep olan Piazza Meydanı’dır.

  • Tecrübe Notları: Dar sokaklardan geçip meydana çıktığınızda, devasa mozaik zemin, vitray camlı binalar ve o görkemli saat kulesi sizi karşılar. Meydandaki kafelerden birine oturun ve bir Gürcü kahvesi söyleyin. Akşam saatlerindeyseniz, canlı caz veya klasik müzik performansları meydanın muazzam akustiğinde yankılanır.
  • Gezgin Tavsiyesi: Meydanın zeminindeki Avrupa’nın en büyük figüratif mermer mozaiğini incelemeden geçmeyin.

5. Dev Boyutlu Bir Lezzet Ritüeli: Hinkali (Khinkali)

Eğer Haçapuri Gürcü mutfağının kralıysa, Hinkali kesinlikle kraliçesidir. Dışarıdan kocaman bir mantıya benzer ama içi ve yeme şekli bambaşkadır.

  • Tecrübe Notları: Geleneksel bir Gürcü tavernasına (Kinkhalia) girin. Siparişiniz, devasa bir ahşap tepsi üzerinde, üstlerinde siyah karabiber serpilmiş bohça şeklinde hamurlar olarak gelir.
  • Nasıl Yenir? Asla çatal batırmayın, suyunu kaçırırsınız! Hinkaliyi o kalın sapından (tepesinden) ellerinizle tutun. Kenarından ufak bir ısırık alın ve içindeki o sıcak, inanılmaz lezzetli et suyunu içinize çekin (dikkat edin, çok sıcaktır). Suyu içtikten sonra hamuru ve baharatlı eti yiyin. Tepesindeki o kalın sap kısmı yenmez, tabağın kenarına bırakılır. Kaç tane sap bıraktığınız, ne kadar iyi bir yiyici olduğunuzun kanıtıdır!

6. Altın Post’un İzinde: Avrupa Meydanı ve Medea Heykeli

Mitolojiye merakınız varsa, Argonotlar efsanesinin Gürcistan’a, yani antik Kolhis krallığına uzandığını bilirsiniz. Avrupa Meydanı bu efsanenin vücut bulduğu yerdir.

  • Tecrübe Notları: Meydana girdiğinizde 19. yüzyıl mimarisine sahip binaların o ihtişamlı balkonları ve cepheleri sizi büyüler. Meydanın tam ortasında, yüksek bir sütunun üzerinde elinde Altın Post’u tutan Medea Heykeli güneşin altında parlar. Ayrıca binalardan birinin üzerindeki Astronomik Saat, sadece zamanı değil, güneşin ve ayın konumlarını da gösteren muazzam bir detaydır.

7. Yeşilin Binbir Tonu: Batum Botanik Bahçesi

Batum sadece binalardan ibaret değil, doğasıyla da büyüler. Şehrin hemen dışında, Mtsvane Kontskhi (Yeşil Burun) bölgesindeki Botanik Bahçesi, dünyanın en büyüklerinden biridir.

  • Tecrübe Notları: Burası sıradan bir park değil, denize dik inen yamaçlara kurulmuş devasa bir ormandır. Japon bahçelerinden geçip bambu ormanlarına girersiniz. O devasa okaliptüs ağaçlarının altında yürürken, yaprakların hışırtısına aşağıda kayalıklara çarpan Karadeniz’in sesi karışır.
  • Gezgin Tavsiyesi: Tüm bahçeyi yürümek saatler alır. Elektrikli araçlarla tepeye çıkıp, aşağıya doğru denizi izleyerek yürüyerek inmek en keyifli yöntemdir.

8. Otantik ve Cızırdayan Bir Ziyafet: Odjakhuri

Gürcü mutfağında et ve patatesin en güzel halidir Odjakhuri. Kelime anlamı “aile yemeği”dir ve tam da bu ruha uygun servis edilir.

  • Tecrübe Notları: “Ketsi” adı verilen, Gürcistan’a özgü kırmızı kilden yapılmış geleneksel güveç kaplarında, odun ateşinde pişer. Masanıza geldiğinde domuz veya dana eti, iri dilimlenmiş patates, soğan ve Gürcü baharatları (özellikle kişniş) ketsi’nin içinde hala fokurdamakta ve cızırdamaktadır.
  • Detay: O kırmızı kil kap, ısıyı o kadar iyi tutar ki, yemeğin son lokmasına kadar yemeğiniz sıcak kalır. Yanına yöresel bir kırmızı sek şarap söylemek, bu ziyafeti taçlandırır.

9. Şehri Bulutlardan İzlemek: Argo Teleferiği

Batum’un topografyasını ve denizle olan o muazzam ilişkisini anlamak için şehre yukarıdan bakmalısınız. Limanın hemen arkasından kalkan Argo Teleferiği sizi Anuria Dağı’nın zirvesine çıkarır.

  • Tecrübe Notları: Yaklaşık 2.5 kilometre süren ve 15 dakika boyunca devam eden bu yolculukta, şehrin yavaş yavaş altınızda küçüldüğünü izlersiniz. Zirveye, yani seyir terasına ulaştığınızda, bir yanda sonsuz bir deniz ufku, diğer yanda Kafkas Dağları’nın o yeşil etekleri uzanır.
  • Gezgin Tavsiyesi: Şehrin ışıklarının yanmaya başladığı o “Mavi Saat” (Blue Hour) vaktinde zirvede olun. Batum’un gece silüeti gerçekten büyüleyicidir.

10. Limanın Ruhu: Batum Balık Pazarı ve Balıkçı Restoranları

Karadenizli bir gezginin rotasında balık olmazsa olmaz! Batum limanının hemen dışındaki Balık Pazarı, gerçek bir yerel deneyimdir.

  • Tecrübe Notları: Pazara girdiğinizde o ıslak zemin, taze deniz kokusu ve tezgahtarların bağırışları sizi içine çeker. Tezgahtan taptaze bir Kalkan veya Karadeniz Somonu seçin. Balığınızı orada temizletin ve hemen pazarın bitişiğindeki derme çatma ama inanılmaz samimi balık restoranlarından birine verin.
  • Nasıl Yenir? Sizin seçtiğiniz balık, mısır ununa bulanıp Karadeniz usulü tavada kızartılır. Deniz kenarındaki o salaş masada, limon ve roka eşliğinde yediğiniz o balığın tadı, lüks restoranlarda bulamayacağınız kadar gerçektir.

Batum, sadece vizyonsuz bir “kumarhane şehri” değil; arka sokaklarında tarih kokan, mutfağıyla damak çatlatan ve doğasıyla nefes kesen, her sokağında ayrı bir sürpriz barındıran bir Kafkas rüyasıdır. Gezitur rotanız Karadeniz’i aşıp bu topraklara düştüğünde, bu yazıyı bir rehber olarak değil, bir dost tavsiyesi olarak yanınıza alın.

Bir sonraki durağımızda, yeni ufuklarda görüşmek üzere; yollarınız hep açık olsun!

Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir